Medizinisches Personal mit Blick auf den Besucher von https://www.penimaster.com.tr/ oder diskutierend

Doktor raporlarının

Prostat kanserinin ameliyat sonrası tedavisi için PeniMaster PRO Klinik Araştırma 2015/2016

  • Prostat kanseri: Orta yaş üstü erkeklerde yaygın olan bir tümör.
  • 10 yıl içerisinde görülen hastalanma sayısı 0’yi aşkın oranda artmıştır.
  • 10 yıl içerisinde görülen hastalanma sayısı 0’yi aşkın oranda artmıştır.
  • Sıkça görülen ve önemli yan etkileri:
    • Prostatın alınması sonrasında libido (cinsel istek) ve ereksiyon kabiliyeti olumsuz yönde etkilenir.
    • Penisin uzunluğu azalır (penis kısalır).
    • Boşalma (ejakülasyon) bozuklukları.
  • Araştırmanın amacı: Prostatektomi sonrasında yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yönelik seçeneklerin araştırılması.
  • Klinik araştırmanın denekleri: Kanser nedeniyle prostatları alınan 60–69 yaş arasında 60 erkek.
  • Uluslararası etik klinik standartlara uygun klinik araştırma.
  • Klinik araştırma kapsamında, prostat kanserinde görülen erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) da incelenmiştir.
  • Her birinde 20 erkek olan üç ayrı grup arasında karşılaştırma yapılmıştır:
    • Grup 1: Penis uzunluğunun ve ereksiyon işlevinin korunması için herhangi bir önlem alınmamıştır.
    • Grup 2: Ameliyattan sonra üç ay boyunca PDE-5 inhibitörleri verilmiştir.
    • Grup 3: Ek olarak, her gün en az üç saat olmak üzere PeniMaster PRO penis ekspanderini kullanılmıştır.

LOKALİZE PROSTAT KANSERİ NEDENİYLE RADİKAL PROTATEKTOMİ UYGULANAN HASTALARDA CİNSEL İŞLEVİN KORUNMASI İÇİN KOMBİNASYON TEDAVİSİ OLANAKLARI (1)

Prostat kanseri (PCa), orta ve ileri yaş grubundaki erkeklerde en yaygın olarak görülen kötü huylu tümörler arasında olup Rusya’daki onkolojik hastalıkları morbidite oranları açısından dördüncü sırada yer almaktadır [1]. Prostat kanseri (Pca) görülme sıklığı son on yıl içerisinde yüzde 120,5’i aşkın oranda artmıştır [2].

Lokalize prostat kanserinde en önemli ve en yaygın olarak uygulanan tedavi yönteminin cerrahi müdahale olduğu bilinmektedir. Cerrahi müdahale, bekleme taktiğine kıyasla kansere bağlı sağ kalma oranını arttırmaktadır [3].

Radikal Prostatektomi (RRP), eğer hastanın beklenen yaşam süresi on yıl ve daha fazla ise, Avrupa Üroloji Derneği’nin klinik tavsiyeleri uyarınca lokalize prostat kanserinin tedavisinde uygulanan standart yöntemdir [4,5].

RRP uygulanan hastalarda yaşam süresinin arttırılması meselesi, hastaların yaşam kalitesinin arttırılması meselesi ile doğrudan bağlantılıdır. RRP ile birlikte, örneğin libido azalması, erektil disfonksiyon, penis boyunun kısalması, penis eğriliği ve boşalma bozuklukları gibi yaşam kalitesini büyük ölçüde kısıtlayan birtakım zorlukların ortaya çıktığı tespit edilmiştir [6,7].

RRP sonrasında cinsel işlevin tekrar sağlanması uzun süredir araştırılmaktadır, ancak yayınlanan araştırma sonuçlarına rağmen gerek Rus gerekse yabancı yazarlarda RRP sonrasında ereksiyon fonksiyonu durumuna ilişkin bir ortak görüş mevcut değildir [8,9,10,11,12,13]. Ereksiyon bozukluklarının yaşam kalitesi üzerindeki büyük etkisi, beraberinde RRP uygulanan hastaların ereksiyon fonksiyonuna yönelik başka araştırmaların gerekliliği ve güncelliğini getirmektedir [14,15,16,17].

ARAŞTIRMANIN AMACI: Lokalize prostat kanseri nedeniyle radikal prostatektomi uygulan hastalarda yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için bir faktör olarak cinsel işlevin tekrar sağlanmasında kombinasyon tedavisi olanağının değerlendirilmesi.

Klinik Araştırma
M.V. Šampin1, E.V. Pomeškin1, P.S. Kyzlasov2, V.Â. Farbirovič1, R.R. Pogosân2, V.P. Sergeev2 3 no.lu Kemerovo1 Belediye Hastanesi (Podgorbunskij Kliniği, devlet bütçesine bağlı sağlık müessesesi), Federal Tıp ve Biyoloji Ajansı’na ait Moskova2’daki Burnazâna Merkezi (federal devlet bütçesine bağlı müessese, hematoloji araştırma merkezi, federal biyofizik tıp merkezi)2

Kyzlasov Pavel PhD Head of the department urology
Federal Medical Biological Agency Burnasyan Federal Medical biophisical Centre
www.fmbcfmba.ru

Pomeshkin Evgeny PhD Head of the department urology, Chief urologist Kemerovo
M.A. Podgorbunsky City Municipal Hospital
www.gkb3.ru

MATERYALLER VE YÖNTEMLER:

Mevcut araştırma, Moskova’daki Rusya Federal Tıp ve Biyoloji Ajansı’na ait Burnazâna Merkezi (federal devlet bütçesine bağlı müessese, hematoloji araştırma merkezi, federal biyofizik tıp merkezi) üroloji bölümünün koşulları doğrultusunda tedavi alan doğrulanmış lokalize prostat kanserli ortalama 64,6±4,7 yaşında 60 erkeği kapsamaktadır.

Hasta üzerinde yapılan tüm araştırmalar, Biyoetik Kurulu’nun Dünya Tabipler Birliği’nin “İnsanlar Üzerinde Yapılan Tıbbi Araştırmalarla İlgili Etik İlkeler” başlıklı Helsinki Bildirgesi ile bağlantılı olarak hazırladığı etik standartlara uygundur.

Araştırmaya sadece ağır somatik patolojisi ve şeker hastalığı (diabetes mellitus) olmayan ve ameliyat sonrasındaki sürede cinsel işlevin korunmasını isteyen 70 yaş altı erkekler kabul edilmiştir.

Araştırma sürecinde tüm hastalarda, IIEF-F anket formu uyarınca uluslararası erektil fonksiyon indeksi ve QoL (Quality of Life) anket formu uyarınca yaşam kalitesi değerlendirilmiştir. Ayrıca tüm hastalarda, bir ortalama değer oluşturmak şartıyla üç kez penis boyu (L) ve ereksiyon sertliği skalasına göre penisin ereksiyon sertliği (Tablo 1) ölçülmüştür.

Tablo 1 Penisin ereksiyon sertliği skalası

Derece
1 2 3 4
Penis büyük ama yeterlikte sertlikte değil Penis sert ama penetrasyon (birleşme) için yeterli sertlikte değil Penis penetrasyon için yeterli sertlikte ancak tam olarak sert değil Penis tam olarak sertleşmiş ve dik vaziyette

Kontrol ölçümleri cerrahi müdahale öncesinde ve cerrahi müdahaleden 7, 30 ve 90 gün sonra gerçekleştirilmiştir.

Klinik araştırmaya katılan hastalarda, klinik anamnez ve işlev değerleri açısından başlangıçta herhangi bir belirgin farklılık görülmemiştir. Hastalar, araştırmanın uygulama yöntemine göre rastgele sayılar tablosu kullanılarak tesadüfi yöntemle üç ayrı gruba atanmıştır. Birinci gruba (kontrol grubu, n=20) ait hastalara penis boyunun ve ereksiyon işlevinin korunması için herhangi bir spesifik önleyici tedavi uygulanmamıştır. İkinci gruba (n=20) ait hastalar ameliyattan sonra üç aylık bir süre boyunca günlük 5 mg dozunda PDE-5 inhibitörleri almıştır. Üçüncü gruba (n=20) ait hastalarda ise, üç aylık bir süre boyunca 5 mg dozluk PDE-5 inhibitörleri tedavisi ile vakumlu ekspander kullanımından oluşan tedavi kombinasyonu uygulanmıştır. Ekspander olarak vakumlu PeniMaster®PRO aleti kullanılmıştır. Üçüncü gruba ait hastalarda üç aylık süre boyunca günlük ekspander kullanım süresi olarak en az üç saat belirlenmiştir.

Elde edilen verilerin istatiksel olarak işlenmesinde STATISTICA 6.0 yazılımı kullanılmıştır. Normal dağılım hipotezi Shapiro-Wilk sınaması ile kontrol edilmiştir. Normal dağılım gösteren her bir büyüklük için ortalama değer (M) ve standart sapma (SD) hesaplanmıştır. İstatiksel açıdan önem taşıyan değerler olarak p<0,05 değerleri ortaya çıkmıştır. Üç grup Kruskal-Wallis testinin H değerine göre karşılaştırılmıştır. p<0,05 değerlerinde, Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney testi kullanılarak grubun ikili karşılaştırması yapılmıştır. Parametrelerin dinamiğinin değerlendirilmesi için Wilcoxon testi kullanılmıştır.

Prostat kanserinin ameliyat sonrası tedavisi için PeniMaster PRO Klinik Araştırma 2015/2016

  • Sonuçlar:
    • Grup 1: 3 ay sonra penisteki kısalma: yakl. -1,6 cm / -,45
    • Grup 2 (ilaç alan grup): 3 ay sonra penisteki kısalma: yakl. -1,2 cm / -,26
    • Grup 3 (PeniMaster PRO penis ekspanderini kullanan grup): 3 ay sonra peniste UZAMA: yakl. +0,75 cm / +%5,5
    • Grup 1 (tedavi görmeyen) / Grup 3 (PeniMaster PRO kullanan) penis boyu farkı: yakl. 

SONUÇLAR VE TARTIŞMA

Penis boyu ölçümünden elde edilen sonuçların analizinde, kontrol grubunda cerrahi müdahaleden önce yapılan ölçümlere kıyasla ortalama penis boyu kısalmasının müdahaleden 7 gün sonra 0,73±0,08 cm, 30 gün sonra 0,95±0,06 cm ve 3 ay sonra 1,635±0,12 cm olduğu görülmüştür (Şek. 1). Dolayısıyla, penis boyu cerrahi müdahaleden 3 ay sonra yüzde 12,45 oranında kısalmıştır.

Şek. 1

PDE-5 inhibitörleri alan ikinci hasta grubunda cerrahi müdahaleden önce yapılan ölçümlere kıyasla ortalama penis boyu kısalması 7 gün sonra 0,75±0,08 cm, 30 gün sonra 1,125±0,07 cm ve 3 ay sonra 1,175±0,08 cm’dir (Şek. 2). Elde edilen değerlere göre ikinci gruptaki penis boyu kısalması yüzde 10,26 oranında, yani kontrol grubundan yüzde 2,19 daha azdır.

Şek. 2

PDE-5 inhibitörleri alımı ile birlikte vakumlu ekspander kullanımından oluşan bir kombinasyon tedavisi uygulanan üçüncü hasta grubunda ise, ortalama penis boyu kısalması 7 gün sonra 0,78±0,1 cm olarak ölçülmüştür (Şek. 3). 30 gün sonra penis boyunda istatiksel açıdan güvenilir şekilde 0,175±0,08 cm değerinde bir artış tespit edilmiş olup penis boyu 3 ay sonra 0,75±0,08 cm artmıştır. Böylece, penis boyunun 7 gün sonra yüzde 5,7 oranında kısalmasına rağmen, penis boyunda 90 gün sonra başlangıç değerlere kıyasla yüzde 5,5 oranında bir artış tespit edilmiştir.

Şek. 3

Test sonuçlarının IIEF-5 anket formuna göre değerlendirilmesinde şu veriler elde edilmiştir: Birinci grupta erektil disfonksiyon düzeyinin toplam puanı ameliyat öncesinde 16,5 puan olup cerrahi müdahaleden yedi gün sonra ortalama 9,7 puana denk gelecek şekilde 6,45±1,3 puan azalmıştır (Şek. 4). Puanların 30 ve 90 gün sonra cüzi derecede artış göstererek 10,1 veya 10,2 puan olduğu tespit edilmiştir.

Şek. 4

İkinci grupta erektil disfonksiyon derecesinin toplam puanı cerrahi müdahaleden 7 gün sonra 6,45±1,3 puan azalarak 9,7 puana düşmüştür (Şek. 5). Puanların 30 ve 90 gün sonra artış göstererek ve 13,2 veya 13,4 puana ulaştığı tespit edilmiştir. Üçüncü grupta erektil disfonksiyon toplam puanının değerlendirilmesinde elde edilen veriler, istatiksel açıdan güvenilir şekilde ikinci grupta alınan sonuçlardan farklı değildir (Şek. 6).

Şek. 5 Şek. 6

Prostat kanserinin ameliyat sonrası tedavisi için PeniMaster PRO Klinik Araştırma 2015/2016

  • Grup 1’de tedavi görmeyen deneklerin 90 gün sonrasındaki penis sertliği, cinsel ilişkiyi gerçekleştirmek için yeterli düzeyde değildi.
  • Grup 2 ve 3’teki (PeniMaster PRO kullanan) denekler ise, cinsel ilişki için yeterli sertlikte olan bir ereksiyona erişebilmişlerdir.
  • Prostat alındıktan sonra penisin bir yıl içerisinde 1–3 cm arasında kısaldığı başka klinik araştırmalarda da tespit edilmiştir.
  • Mevcut araştırma, PeniMaster PRO’nun, prostat alındıktan sonra sadece penis uzunluğunu korumadığı, bilakis penisin uzamasını sağladığını göstermektedir.
  • Modern tıpta sadece hastalığın iyileşmesi değil, aynı zamanda hastalık sonrası görülen etkilerin rehabilitasyonu da önemlidir.
  • Prostatektomi sonrası tedavi için herhangi bir standart bulunmamaktadır.

SONUÇLAR VE TARTIŞMA

Penis sertliği derecesinin ereksiyon sertliği skalasına göre değerlendirilmesinde şu sonuçlar alınmıştır: Birinci gruptaki ereksiyon sertliği derecesi ameliyat öncesinde 3,1 olup cerrahi müdahaleden yedi gün sonra 1,22±0,2’ye düşmüştür. Ereksiyon sertliği derecesi 30 ve 90 gün sonra 2 olarak tespit edilmiştir. Bu değer, penisin yeterli sertlikte olduğu ancak penetrasyonun ve cinsel ilişkinin gerçekleştirilmesi için yeterli sertlikte olmadığı anlamına gelmektedir.

İkinci ve üçüncü grupta elde edilen veriler farklılık göstermemektir. Verilerde, ilk 7 gün içinde penis sertliğinin azaldığı ve sonrasında penetrasyon için sertlik anlamına gelen 3. dereceye kadar artış eğiliminin olduğu görülmüştür.

QOL skalasına (Quality of Life) göre yaşam kalitesi birinci grupta cerrahi müdahale öncesinde 2,1 puan olarak saptanmış ve cerrahi müdahaleden 7 gün sonra 2,05±0,3 puan kötüleşmiştir. Bunun ötesinde, 30 ve 90 gün sonra 3,7 puanlık ortalama yaşam kalitesi ile iyileşme yönünde olumlu bir eğilim tespit edilmiştir.

İkinci ve üçüncü grupta yaşam kalitesinin cerrahi müdahaleden 7 gün sonra 4,15 puana düştüğü, 30 ve 90 gün sonra ikinci grupta 2,4 puana ve üçüncü grupta 2,6 puana çıktığı tespit edilmiştir. İkinci ve üçüncü grupta yaşam kalitesi konusunda istatiksel açıdan önem taşıyan herhangi bir farklılık elde edilmemiştir.

Literatürde verilen bilgilere göre, lokalize prostat kanseri nedeniyle radikal prostatektomi uygulanan erkeklerde cinsel işlevin rehabilitasyonu için PDE-5 inhibitörlerin kullanılmasına ilişkin inandırıcı veriler bulunmamaktadır. Ayrıca, bu hasta kategorisinde PDE-5 inhibitörlerinin alınması ile ilgili olarak dozajlamaya ve tedavi sürelerine dair ortak bir görüş mevcut değildir.

A. Briganti ve diğerleri [18] tarafından gerçekleştirilen araştırmaların sonuçlarına göre, sürekli olarak PDE-5 inhibitörleri alan hasta grubunda ameliyat sonrasında kontrol grubuna (s, p<0,001) kıyasla çok daha seyrek olarak erektil disfonksiyon (7) tespit edilmiştir. Bu sonuç, araştırma kapsamında elde edilen verilerle benzerlik taşımaktadır. Kontrol grubundaki erektil disfonksiyon sıklığı üç ay sonra yüzde 75 (15 hasta), ikinci grupta yüzde 15 daha az, yani yüzde 60 (12 hasta) ve üçüncü grupta ise kontrol grubundan yüzde 20 daha az, yani yüzde 55 (11 hasta) şeklindedir.

Radikal prostatektomi uygulanan hastalarda gerçekleştirilen araştırmalar sayesinde, bir yıllık bir gözlem süresi içerisinde penis boyunun 1–3 cm kısaldığı kanıtlanmıştır [19,20]. Mevcut araştırmada, penis boyunun cerrahi müdahaleden sonraki üç ay içerisindeki değişimi dikkate alınmıştır. Burada, kontrol grubunda penis boyunun 1,64±0,12 cm oranında kısaldığı görülmüş, ikinci grupta ise penis boyunun ortalama 1,175±0,01 cm ile orta derecede kısaldığı tespit edilmiştir.

Penis boyunun kısalmasına neden olabilecek bir mekanizma olarak, ereksiyon sinirlerinin hasar görmesiyle süngerimsi dokuda bulunan düz kasların apoptozu sonucunda oluşan kavernöz fibrozis tahmin edilebilir.

Daha önce gerçekleştirilen araştırmalar [21], vakumlu ekspander kullanımının, radikal prostatektomiden sonra penis boyunun korunmasına imkân sağladığını göstermiştir. Aynı zamanda, vakumlu ekspanderlerin kullanımına dair bir karşı görüş mevcuttur. Bu görüş, vakumlu ekspander kullanıldığında, süngerimsi dokuda bir iskemi ve asidoz gerçekleşmesi sonucunda ve düz kasların yetersiz derecede gevşememesi nedeniyle fibrozis oluşma tehlikesini göz önünde bulundurmaktadır [22]. Mevcut araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar, PDE-5 inhibitörleri ile birlikte her gün vakumlu ekspander kullanımının sadece penis uzunluğunu korumadığını, bilakis penisin 0,75±0,01 cm uzamasını sağladığını göstermiştir. Yaşam kalitesi, toplumun güncel gelişme düzeyi itibariyle hastanın genel sağlık durumu ve esenliği bakımından önemli ve vazgeçilmez bir bileşen teşkil etmektedir. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesine yönelik olarak yapılan çeşitli araştırmalar, hastaların rehabilitasyonu için bir programın hazırlanıp uygulamaya konulmasının önemli ve vazgeçilmez olduğunu göstermiştir. Şu anda, radikal prostatektomi sonrasında hastaların rehabilitasyonu için kanıtlanmış bir etkiye sahip olan kesin ve önerilebilir herhangi bir algoritma bulunmamaktadır [7,14,15,16,17].

Prostat kanserinin ameliyat sonrası tedavisi için PeniMaster PRO Klinik Araştırma 2015/2016

  • PDE 5 inhibitörleri ve PeniMaster PRO ile uygulanan kombinasyon tedavisi, prostat alındıktan sonra penisin kısalmasını engeller ve penisin uzamasını sağlar.
  • Erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu), prostat alındıktan sonra tedavi edilmediği takdirde ’ye varan oranda daha sık görülmektedir.
  • Erektil disfonksiyon, yaşam kalitesini ciddi derecede olumsuz etkiler.

SONUÇ

Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar şunu göstermektedir:

  1. Lokalize prostat kanseri nedeniyle radikal prostatektomi uygulanan hastalarda cinsel işlevin rehabilitasyonu için standart bir uygulama bulunmamaktadır;
  2. Her gün PDE-5 inhibitörlerinin alınması ile birlikte vakumlu ekspander kullanımının, sadece penis uzunluğunu korumadığını bilakis penisin 0,75±0,01 cm uzamasını sağladığını göstermiştir;
  3. Radikal prostatektomi sonrasında erektil disfonksiyon sıklığı, Grup I ve Grup II’deki hastalarda kontrol grubuna kıyasla yüzde 15 ya da yüzde 20 oranda daha azdır;
  4. Erektil disfonksiyon durumu, hastaların ameliyat sonrasındaki yaşama kalitesini önemli derecede kötüleştirmektedir.

KAYNAKÇA

Literaturverzeichnis

1. Bosetti C., Bertuccio P., Chatenoud L. et al. Trends in mortality from urologic cancars in Europe, 1970-2008. Eur Urol 2011;60:1–15.
2. Analiz uronefrologičeskoj zabolevaemosti v Rossiskoj Federacii po dannym oficialnoj statistiki / Apolihin O.I., Sivkov A.V., Bešliev D.A., Solnzeva T.V., Komarova V.A.// Ėksperimentalnaâ i kliničeskaâ urologiâ. Nr. 2010.
3. Bill-Axelson A, Holmberg L, Filen F, et al; Scandinavian Prostate Cancer Group Study Number 4. Radical prostatectomy versus watchful waiting in localized prostate cancer: the Scandinavian prostate cancer group-4 randomized trial. J Natl Cancer Inst 2008 aug; 100(16):1144–54.
4. Bianco FJ Jr, Scardino PT, Eastham JA. Radical prostatectomy: long-term cancer control and recovery of sexual and urinary function («trifecta»). Urology 2005 Nov;66(5Suppl):83–94. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16194712.
5. EAU Guidelines on Prostate Cancer// 2014.
6. Salonia A. et al. Preservation and management of prostatectomy sexual dysfunction Part2: Recovery and preservation of erectile function, sexual desire, and orgasmic function. Eur Urol 2012; 62:273–86.
7. P.V. Glybočko, I.P. Matûhov, Û.G. Alâev, N.D. Ahvlediani, Ž.Š. Inoâtov „Seksual’naâ funkciâ pacientov, perenesših radikal’nujû prostaėktomiû: sovremennyj wzglâd na problemu”, Žurnal urologiâ Nr. 2, S. 112–116, Moskau 2015.
8. Maso E.B., Gamidov S.I., Ovčinnikov R.I., Iremašvili V.V. Novye aspekty patogeneza, profilaktiki i lečeniâ ėrektil’noj disfunkcii u bol’nyh posle radikal’noj prostatėktomii CONSILIUM MEDICUM, 2004 BAND 6 Nr. 7.
9. Puškar D.Û., Bormotin A.V., Govorov A.V. Lečenie ėrektilnoj disfunkcii u pacientov, perenesših radikal’nuû pozadilonnuû porostatėktomiû, s ispol’zovaniem ingibitorov fosfodiesterazy 5 tipa. Kačestvo žizni. Medicina.-2007.-5.- S. 36–41.
10. Roûk R.V. Optimisaciâ metodov diagnostiki i korrekcii osložnenij radikal’noj prostatėktomii na soiskanie učenoj stepeni kandidata medicinskih nauk. RUDN-2007.
11. Sitnikov N.V. Profilaktika osložnenij i rannââ reabilitaciâ bol’nyh posle radikal’noj prostatėktomii dissertaciâ na soiskanie učenoj stepeni doktora medicinskih nauk. FGU 3 CVKG 2008.
12. Veliev E.I., Vanin A.F., Kotov S.V., Šišlo V.K. Sovremennye aspekty patofisiologii i profilaktiki ėrektilnoj disfunkcii i kavernosnogo fibrosa posle radikal’noj prostatėktomii. Urologiâ.-2009.Nr. 2-S.46–51.
13. Kotov S.V. Profilaktika kavernoznogo fibroza polse nervosberegaûŝej radikalnoj prostatėktomii: dissertazija na soiskanie učenoj stepeni kandidata medicinskih nauk. RMAPO 2009. S. 105.
14. Ficarra V, Novara G, Galfano A, Stringari C, Baldassarre R, Cavalleri S et al. Twelve-month selfreported quality of life after retropubic radical prostatectomy: a prospective study with Rand 36-Item Health Survey (Short Form-36). BJU Int 2006; 97: 274.
15. Davison BJ, So AI, Goldenberg SL. Quality of life, sexual function and decisional regret at 1 year after surgical treatment for localized prostate cancer. BJU Int. 2007 Oct; 100(4):780-5. Epub 2007 Jun 19.
16. Rakul S.A., S.B. Petrow, M.D. Ivanova, N.N. Petrova Aprobaciâ „Universal’nogo oprosnika kačestva žizni bol’nyh rakom predstatel’noj železy“//Onkourologiâ: ežhekvartal’nyj naučno-praktičeskij žurnal.-2009.-Nr. 2.-S. 64–73.
17. Nâhin V.A. Funkcional’nye rezul’taty i kačestvo žizni pacientov posle radikal’noj pozadilonnoj prostatėktomii dissertaciâ na soiskanie učenoj stepeni kandidata medicinskih nauk. RMAPO 2007. S. 182.
18. Briganti A., Gallina A., Suardi N., Capitanio U., Tutolo M., Bianchi M., Passoni N., Salonia A., Colombo R., Di Girolamo V., Guazzoni G., Rigatti P., Montorsi P. Predicting erectile function recovery after bilateral nerve sparing radical prostatectomy: A proposal of a novel preoperative risk stratification. J Sex Med 2010; 7:2521–31.
19. McCullogh A. Penile change following radical prostatectomy: Size, smooth muscle atrophy and curve. Curr Urol Rep 2008; 9:492–9.
20. Gontero P., Galzerano M., Bartoletti R., Magnani C., Tizzani A., Frea B., Mondaini N. New insights into the pathogenesis of penile shortening after radical prostatectomy and the role of postoperative sexual function. J Urol 2007; 178:602–7.
21. Kohler TS, Pedro R., Hendlin K., Utz W., Ugarte R., Reddy P., Makhlouf A., Ryndin I., Canales BK., Weiland D., Nakib N., Ramani A., Anderson JK., Monga M.A. Pilot study on the early use of the vacuum erection device after radical retropubic prostatectomy. BJU Int. 2007; 100:858–62.
22. Sexual Rehabilitation and Cancer Survivorship: A State of Art Review of Current Literature and Management Strategies in Male Sexual Dysfunction Among Prostate Cancer Survivors. J Sex Med 2013; 10 (suppl 1):102–111.